tevâzu

(A.)
[ ﻊﺽاﻮﺕ ]
alçakgönüllülük.

Osmanli Türkçesİ sözlüğü . 2015.

Look at other dictionaries:

  • tevazu — is., Ar. tevāżuˁ 1) Alçak gönüllülük Tevazu üzerine geçen hafta yazdığım yazının bir çeşit devamıdır, bu haftaki yazı. H. Taner 2) Gösterişsizlik …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • TEVAZU' — Alçak gönüllülük. Kibirsizlik. Mahviyet hâli. (Bak: Küfran ı nimet)(Her adam için, hey et i içtimaiyede görmek ve görünmek için mertebe denilen bir penceresi vardır. O pencere kamet i kıymetinden yüksek ise, tekebbür ile tetâvül edecek; eğer… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • TEVAZU'KÂR — f. Tevazulu, alçak gönüll …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • DARAA — Tevazu etmek, alçak gönüllü olmak. * Emre uymak, muti olmak. * Zayıf ve zelil olmak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HÂŞİAN — Tevazu ve mahviyetle. Alçakgönüllülük göstererek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MESKENE — Tevazu etmek, alçakgönüllülük göstermek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • İHTİDA' — Tevazu, alçak gönüllülük, mahviyet, mütevazilik …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • İHTİZA' — Tevazu. Gönül alçaklığı. Alçak gönüllülük …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • İHŞA' — Tevazu ve alçak gönüllülükle zorlama …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MAHVİYYET — Alçak gönüllülük. Tevâzu. Kendi kusurunu bilip kendine haddinden fazla kıymet vermemek. Tevâzu içinde olmak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.